Güneş Yakartepe Kimdir, Sözlük ve Piyano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Müzik Sınavları, Piyano Eğitimi, Performansı

Piyano Eğitimi ve Piano Performans Önemi

Piyano eğitiminde kişinin öncelikle teknik becerileri kazanması beklenir, çünkü teknik yeterliğe sahip olmayan bir kişiden, iyi bir müzikal yorum beklenemez.

teknik becerilerin kazanılmasının aslında nihai bir amacı vardır. Tek başına teknik yeterliklere sahip olmak, bir eserin iyi seslendirilebileceği anlamına gelmemektedir. Çünkü müzikal yorum olmadan, çalınan eserdeki duygunun dinleyiciye aktarılması mümkün değildir.

Nitekim  “Kulağın; ses tonunun hem niteliğine hem de perdesine duyarlı olarak eğitimi, diğer müzik türlerinde olduğu gibi, piyano öğreniminin de önemli bir bölümüdür ve uzman denetimi gerektirir”. Piyano tuşesi üzerinde doğru notaları çalmak iyi bir performans için yeterli değildir; çalınan notaların, nasıl çalındığı aslında önemli olan olgudur.

Öğrencinin, piyanoda teknik temellerinin sağlam olması ileriki dönemlerde müzikalitesini etkileyecektir, öğrenci piyano çalmada teknik zorluklarla karşılaşılmaması sayesinde başarılı olacaktır. Teorik eğitime ek olarak müzikal yorum, ifadelere verilen ağırlık, başarılı bir performansı garantileyecektir .

 

Piyano performansında çok önemli bir yere sahip olan müzikal yorum olgusu, uluslararası piyano sınavlarının değerlendirme kriterlerinde de yer almaktadır.

London College of Music sınavlarında değerlendirme kriterleri Nelerdir?

London College of Music sınavlarında değerlendirme kriterleri sırasıyla

  • teknik başarı
  • çalgı hakimiyeti,
  • dönem tekniklerini uygulama,
  • akıcılık,
  • artikülasyon vb.),
  • müzikalite (müzikal bir performans sergileme, bireysel yorum, müzikal stil),
  • müzik bilgisi (notasyon, terim bilgileri vs.) ve
  • iletişim (seyircinin duygularını harekete geçirme) şeklinde verilmektedir.

Yine uluslararası bir piyano sınavı olan The Associated Board of the Royal Schools of Music (ABRSM) sınavlarının değerlendirme kriterlerinde de

  • orta seviyeye (1-4) kadar teknik doğruluk,
  • müzik duygusunun varlığı,
  • 5. Seviye ve sonrasında ise müzikalitenin ön plana çıktığı göze çarpmaktadır. .

Buradan yola çıkarak müzikal yorumun, piyano performansında özellikle başlangıç aşamasından sonraki seviyelerde önemli bir yere sahip olduğu söylenebilir.

Bir kişi çaldığı esere teknik ve müzikal olarak hakim olsa da, performansını topluluk önünde sergilemekten kaçınabilmektedir. Literatürde sahne ya da performans kaygısı olarak adlandırılan bu durum, sahne performansı gösterilen sanat dallarında sıklıkla karşımıza çıkabilmektedir. Çoğunlukla bireyin diğer kişiler önünde performans sergilemesiyle ortaya çıkan bu durum, yalnızca müzikte değil, birçok alanda  görülmektedir.

Beck ve Emery’e (1985) göre performans kaygısı, değerlendirilme kaygısı olan ortamlarda ortaya çıkmaktadır. Bireyler kendilerini incinebilir hissettikleri şartlar altındayken bu kaygıyı yaşarlar, bu durum çeşitli faktörlerden etkilenebilir.

Bu  faktörlerden biri, bireyin kendine olan güvenidir ve performans yeteneklerine ilişkin algısı tarafından şekillenir. Bu faktör büyük ölçüde bireyin geçmiş deneyimleri, görevin zorluğu ve yetersiz performans için geçerli olan yaptırımlardan etkilenmektedir. Bir diğer faktör ise savaşma, kaçma veya bayılma gibi reflekslerin ortaya çıkmasıdır. Bu refleksif tepkiler düşünme, hatırlama ve motor faaliyetleri aksatabileceğinden performansı tehlikeye atabilmektedir .

Görüldüğü gibi performans kaygısı değerlendirilme korkusu ve yetersiz hazırlık gibi birçok faktörden etkilenebilmektedir. Performans kaygısı özellikle topluluk önünde performans sergileme durumlarında ortaya çıkabilmektedir, ancak her zaman performansı olumsuz yönde etkilemeyebilir.

Performans kaygısı bir uyarılma durumu yaratır ve bu uyarılmışlık performansı hem iyileştirebilir hem de kötüleştirebilir. Burada önemli olan, performans gösterecek kişinin durumu nasıl yorumladığıdır. Kimi bireyler bu uyarılmışlık durumunu etkili yönlendirerek, kendilerine motive edici bir güç sağlayabilir.

Kaygı duygusuna etki eden birbirine zıt iki etmen vardır. Örneğin, sahneye çıkacak iki müzisyen de hızlı kalp atışları, terleyen eller gibi uyarılma durumları içerisinde olabilirler. Biri konser hakkında endişeli, diğeri ise mutlu olabilir. Bu durumda iki müzisyen arasındaki fark konserle ilgili düşünceleridir. Biri konsere hazır olduğunu düşünüyorken, diğeri hata yapma olasılığını düşünüyor olabilir. Bu durum ise yaşadıkları kaygının olumlu ve olumsuz sonuçlar doğurmasına neden olabilecektir.

Performans kaygısı performansı her zaman olumsuz yönde etkilemese de, kişinin performansa hazırlığının yetersiz olduğu durumlarda, örneğin eserin bir kısmında her zaman sorun yaşanıyorsa, kişi bu duruma odaklanabilir ve performans esnasında sürekli o kısımda yanlış yapacağını düşünerek zihnini bloke edebilir. Bu durum ise aslında hata yapmadığı kısımlarda dahi hata  yapmasını sağlayabilir.

Müzikte performans kaygısının en iyi yordayıcısı kişinin sürekli kaygı yaşama durumu ve cinsiyetidir. Kızlarda, erkeklere oranla daha fazla duygusal rahatsızlık bildirilmiştir (Doğan, 2013). Performans kaygısının belirtileri fizyolojik, bilişsel ya da davranışsal olabilmektedir.

Fizyolojik belirtiler nabız artışı, mide bulantısı vb.; bilişsel belirtiler özgüven kaybı, konsantrasyon kaybı, hata yapma korkusu, performanstan kopma hissi vb.; davranışsal belirtiler ise performansın bozulması, kişinin performans hakkında düşünmesi ile otomatikleşmiş davranışların bozulması ya da engellenmesi olarak  sayılabilir (Özevin Tokinan, 2013). Örneğin; sahnede performans gösteren bir kişi performans esnasında sürekli hata yapabileceğini düşünürken, buna yoğunlaşarak konsantrasyonunu bozabilir ve bundan dolayı hata yapabilir.

Diğer kaygı türlerinde olduğu gibi, müzik performans kaygısının sebepleri de fizyolojik, bilişsel psikolojik özellikler; yaşanmış performans deneyimleri; izleyiciler; mükemmeliyetçilik; hata yapma korkusu; beğenilme kaygısı vb. Olabilir.

 Müzikte performans kaygısı son zamanlarda sıklıkla çalışılan bir konu haline gelmiştir. Bu kaygı durumu piyano eğitiminde de sıklıkla karşılaşılan bir sorun olduğundan, bu konuya piyano eğitimi başlığı altında kısaca yer verilmiştir.

Piyano eğitiminde öğrencilerin başarılarını etkileyen üç faktör (teknik-fiziksel düzey, psikolojik düzey ve bilişsel düzey) bulunmaktadır.

Burada teknik ve fiziksel faktörler, psikomotor davranışlar olarak; psikolojik faktörler, duyuşsal davranışlar olarak ve bilişsel faktörler de yine bilişsel davranışlar olarak gösterilebilir. Çalgı eğitiminde olduğu gibi, piyano eğitiminde de davranışların organizasyonunun üç davranış türünden de etkilendiği görülmektedir.

 

 

 


Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS