Güneş Yakartepe Kimdir, Sözlük ve Piyano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Bendir Piyano Düet Ey Rahmeti Bol Padişah Tasavvuf Şairi Ahmet Kuddusi Fan Yayıncılık Şiir Dergi CD

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Türk Tasavvuf Müziklerini Piyano Tuşları ile Dinlediniz mi?. İlahilerimizi Çok Sesli (Polifonik) Form ile Acaba Sevecek misiniz?
Piyanist Güneş Yakartepe, " Ey Rahmeti Bol Padişah" İlahisini Piyano Notalarını yazdı, Polifonik Şekil ile Piyano çaldı ve Söyledi. Bendir Ona ritim ile Eşlik etti.
Türk Müsikileri Sazları ile Düet ; Piyano Bendir Serisi: 5
Çok sevilen Musikilerimizi Piyano ve Bendir ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz, Umarım Hoşunuza Gider.
Yorumlarınızı ve Eleştirilerinizi bekliyorum. Sevgi ve Saygılar...
Ey rahmeti bol padişah
Cürmüm ile geldim sana
Ben eyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Hadden tecavüz eyledim
Günah deryasın boyladım
Malum sana ben neyledim
Cürmüm ile geldim sana

Utanmadım hiçbir zaman
Ettim günah gizli ayân,
Vurma yüzüme el-amân
Cürmüm ile geldim sana

Aslım bir damlacık meni
Halk eyledin ondan beni
Seviyorum rabbim seni
Cürmüm ile geldim sana

Gerçi çoktur fıskı fücûr
Sayılmaz bendeki kusur
Fakat senin adın gafur
Cürmüm ile geldim sana

Günahımla dolar cihan
Sana ayân zâhir nihan
Boldur sende elbet ihsan
Cürmüm ile geldim sana

Adın senin gaffâr iken
Ayıp örten Settar iken
Kime gidem sen vâr iken
Cürmüm ile geldim sana

Doğru bir kulluk etmedim
Rızan üzere gitmedim
Emirlerini tutmadım
Cürmüm ile geldim sana

Milyonlarca etsem günah
Sensin öyle bir padişah

ŞEYH AHMED KUDDUSİ Hz. Kuddusi, Tasavvuf dersini ilk önce, Nakşibendi Tarikatına mensup olan babası Şeyh Hacı İbrahim Efendi’den almıştır. Hz. Kuddusi, bunu, Nasaih-i Kuddusi isimli eserinde şöyle anlatır: “Ey oğullarım! Sizin Ceddiniz (k.s) kamil ve mükemmel bir zat idi. Allah Tebareke ve Teala’nın tevfiki ile daha küçük yaşlarımda iken babam bana kelime-i tevhidi telkin eyledi. Bana; “Ahmed! Benim bu günümde çalış, gayret et.“diye emretti ve bende çalıştım. Kısa zamanda veled-i kalp (kalp çocuğu) doğdu. Sol mememin altında veled-i kalbin hareket ettiğini rahmetli anam da bizzat müşahede ederdi.” Bu ifadelerden anlaşıldığı üzere Hz. Kuddusi, Tasavvuf’ta “Vilad-i Sani” (İkinci doğum) denilen, mülk aleminden melekut alemine doğma hadisesini yine birinci doğumuna sebep olan babası Şeyh İbrahim Efendi’nin terbiyesi altında yaşamıştır.

Hz. Kuddusi, Nasaih-i Kuddusi isimli eserinde de yazdığı üzere, kendisi on sekiz yaşında iken (1201/1786) hem babası, hem de şeyhi olan İbrahim Efendi vefat etmiştir. Daha on sekiz yaşında iken, hem maddi hem de manevi babası olan İbrahim Efendi’yi kaybeden Hz. Kuddusi, bu acı ayrılıktan sonra büyük bir üzüntü ve kararsızlık içine düşmüş ve iç aleminde dayanılmaz çalkantılar yaşamıştır. Babasının vefatından sonraki olayları dinlemek üzere burada sözü Hz. Kuddusi’ye verelim;’
Turhal şeyhi (k.s) haz-retleri’nin huzuruna yürüyerek gittim. Turhal’da bir müddet kaldım ve beni terbiye etti.Şeyh Hazretleri, istanbul’a gitmeye karar verince, ben oradan Erzincan’a gittim. Orada da biraz kaldıktan sonra bahar mevsiminde yürüyerek Şam’a oradan da varıp Medine-i M ikamet ettim.’’Hz. Kuddusi’nin, binlerce kilo metrelik bu yolları yürüyerek katetmesi, onun gönlündeki aşkın ve susuzluğun büyüklüğüne işarettir.

Küçük yaşta medrese tahsili gördükten sonra,Cenab-ı Hakk’ı delilerle bilmeğe çalışmanın pek de sağlam ve emin bir yol olmadığını ,Yüce Allah’ın zahiri ilimle gereği gibi bilinip bulunamayacağını anlayan Hz. Kuddusi, kendisini büsbütün Tasavvuf yoluna vermiştir.

Hz. Kuddusi,Medine-i Münevvere’de bir yıl mücavir kaldıktan sonra Mekke’ye gidip haccetmiş ve Bor’a dönmüş. Ertesi sene Hac mevsiminde tekrar memleketi olan Bor’a dönmüştür.Hicaz’da iken Hz. Kuddusi , Hirave Uhud dağında ,Hz. Hamza ve diğer Uhud şehitlerinin medfun bulunduğu sahada ve kayalıklar arasındaki mağaralarda uzun günler uzlet hayatı yaşamıştır. Mescid-i Nebi çevresin de riyazatta bulunmuş ve Hz. Peygamber’in

Lütuf ve hitaplarına kavuşarak üstün derecelere yükseltilmiştir. Bu sırada manevi bir emir ve işaretle, Hz. Kuddusi’ye, Anadolu’ya gidip orada çok evlenmesi ve kendisi hakkında manevi fütuhat ve tekmil-i mertebenin ancak çok evlenmekle gerçekleşeceği bildirilmiştir. Buna binaen Hz. Kuddusi, İstanbul, Şumnu, Bor ve Kayseri’de müteaddit defalar evlenerek kasret-i ezvac ve evlada mübtela olduğunu ve yirmi altı kadar çocuğunun dünyaya geldiğini ve bunların çoğunun öldüğünü ve 1248 yılında beşi erkek ve altısı kız olmak üzere on bir çocuğunun dünyada kaldığını Pendname’sinde ve mektuplarında ifade etmiştir.
Bendir Piyano Düet Ey Rahmeti Bol Padişah Tasavvuf Şairi Ahmet Kuddusi Fan Yayıncılık Şiir Dergi CD DVD Konseri Repartuar Çocuk Kitap Müzik Türk Alem Kutsal Aylar Günler Esma-ül Hüsna Allah'ın 99 ismi Dış işleri bağlantı Dış bağlantılar Görüntülü İngilizce ve Arap gizli Adil Afüv Ahir Alim Ali Allah Azim Aziz Bais Baki Bari Basir vokal Sözlü Şan İlahi Şiirleri Kudusi Rahmet Bol Osmanlı devleti Sultan saray yıldız Dolmabahçe Padişahı Cürmüm Ile Geldim San Müslüm müslim Haşmetli tarihi Çağdaş Genç Yeni İlahiler Türk Musikisi Sazları

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS