Güneş Yakartepe Kimdir, Sözlük ve Piyano
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Türk Tasavvuf Musikisi TEKBİR ITRİ Akustik Stand Duvar Piyano Ile İlahiler Dini Müzik Bilgi Nedir Ki

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Itri Tekbir eserini Akustik Piyano ile (Komasız ) çalınması.
Bu nedenle son Halife Abdulmecid Efendi’nin sert eşlik yazımını daha yumuşak modifiye etmeye çalıştım.
Tabii akustik ( komasız piyanoda) ergumanlar sınırlı . segah perdesini vermek mümkün değil.
Tarihçi Murat Bardakçı, Cenazelerde Osmanlı Marşı Dururken Şopen'in Çalınmasını Eleştirmesine Tamamen Katıldım. İtri'nin tekbiri bence de ideal.
Bende Bu araştırmasını farklı pencereden inceledim.
Bende İtri Tekbir Esrerini 3 Farklı Şekilde Yorumladım.
2- İkinci Video Çekimi; benim üç sene evvel Piyano Nota Düzenlemesini yaptığım
Itri - Kimdir?, Hayatı, Yaşamı
Sultan I4. Mehmed zamanında, İstanbul Galata Mevlevîhanesine Derviş Çelebi, şeyh olarak tayin edilir. Geleneklere uyularak şeyhin posta oturacağı gün, mukabele denen büyük bir ayin düzenlenir. Ayinden önce, dergâh şeyhini tebrik için gelenler, değerli hediyeler de getirirler. Ayinin yapılacağı “Semâhane” bu hediyelerle dolup taşar. Ayin başlamak üzeredir, derken kapıdan soluk soluğa, saz gibi sararmış, boynu büyük, fakir genç bir derviş girer. Herkesin gözü bu dervişe takılır. (Bu da kim?...) diye birbirlerine bakışırlar. Derviş, ince bir tevazu ve edeple, şeyhin elini öper, sonra da koynundan bir ney çıkararak:
* Bu neyden başka dünyalığım yok. Bu niyâzımı bir hediye olarak kabul buyurunuz efendim. der ve şeyhe uzatır. Şeyh, neyi alır, öper, dervişe sorar :
* Adın nedir senin?
* Derviş Mustafa kulunuzum. Itrî de derler.
* Bu ney senin mi?
* Eyvallah!
* Üfler misin?
* Eyvallah...!
Itrî ney'ini üflemeğe başlar. Birdenbire sesler susar, tüm davetliler kulak kesilir neye... Bu bir ses, bir nefes değil, yürekten dökülen âşk nağmeleri... Itrî üfledikçe coşar, coşturur, ney inledikçe hıçkırıklar artar, gönüller düğüm düğüm çözülür, koca salonda çıt çıkmaz. Neden sonra Itrî'nin artık nefesi tükenmiştir. Başı şeyhin dizlerine düşer. Şeyh, onu alnından öperek, ayağa kaldırır.
* Biz postun bahtında, sen dostun gönül tahtında oturuyorsun. Tanrı âşk derdini arttırsın. Aferin Itrî... diye iltifatlar eder.
Itrî, o günden sonra, bir süre dergâhın neyzenbaşısı olarak, Naat-ı Mevlâna'yı burada besteler.
Itrî, aynı zamanda üstad bir şairdir. Şiirlerini bir arada toplıyan Divân'ı ele geçmemiş ise de; dağınık şiirlerinden bu konuda oldukça ileri olduğu anlaşılmaktadır.
Devrin padişahı Sultan IV. Mehmed, Kırım Hanı Gazi Selim Giray, Itrî'yi takdir eden, onu sarayına alan devlet büyükleri arasında gelir.
Osmanlı Sarayındaki fasıllara katılan Itrî'nin binden fazla eseri olduğu söylenirse de, bugün bunlardan ne yazık ki, çok azı elimizdedir. Dinî eserleri arasında Bayram Tekbiri gerçek bir şaheser olarak, Türkiye sınırlarından taşmış, İslâm memleketlerinde de okunmuştur. Her mevlevî ayininin başında okunan rast makamındaki Naat-ı Mevlâna ise ölümsüz eserlerinden biri olmuş, üç yüz yıldan beri okuna gelmiştir. Dindışı eserleri arasında çeşitli besteleri fasıllarda baş tacı edilmiş, Türk müziğinin çiçekli bahçesi olarak tanımlanmıştır. Güftesi Nef-î'nin olan:
“Tûtî-i Mû'cize-gûyem, ne desem lâf değil...” adlı segâh yürük semâîsi, yine güftesi Nâbi'nin olan:
“Gel ey nesîm-i sabâ, hatt-ı yardan ne haber...” adlı İsfahan zencîr bestesi ve daha otuzdan fazla bestesi ile Itrî, sözde ve sazda, Klâsik Türk Müziği’nin zirvesine çıkmış, adını anıtlaştırmıştır.
Itrî müzikten başka bahçe ve meyveye de meraklı idi. Tabiatı seviyordu. Bahçesinde o zamana kadar görülmemiş çiçekler ve meyveler yetiştiriyor, yeni cinslerde yeni renkler, yeni lezzetler ve yeni rayihalar vücuda getirmek istiyordu. İstanbul’un ünlü “Mustabey Armudu”nu ilk defa Itrî yetiştirdi.
Itrî'nin doğum tarihi kesin olarak bilinemiyorsa da, ölüm tarihi kesindir. Yetmiş yaşına doğru, 1712 yılı Ocak ayında İstanbul'da ölmüş, Yeni Kapı Mevlevihanesi dışına gömülmüştür. Mezarının yeri de kesin olarak bilinememektedir.
Türk Tasavvuf Musikisi TEKBİR ITRİ Akustik Stand Duvar Piyano ile İlahiler Dini Müzik Bilgi Nedir Kimdir Ne Demek Nota Komasız Düzenleme Son Halife Aranjesi Musiki Murat Bardakçı Nota Osmanlı Versiyon 2 İlk İkinci Çekim İkinci Video Çekimi Benim Üç Sene Evvel Piano Notası Düzeni Tekbiri Eserini Akustikleri Piyano Koma Yok Çalınması Bu Neden Son Efendi Sert Eşlik Yazımını Daha Yumuşak Modifiye Etmek Çalışma Tabii Akustiği Ergumanı Sınırlı Segah Perdesi Vermek Mümkün Değil Sufi İlahiler Dik Dikey Elektronik Dijital Digital Tekbirleri Itri Akustiği Standı Duvarı Piyanolar Türkçe Tasavvufi Muziği İlahi Yeni Aranje

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS